Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafında açıklanan alım fiyatları geçmiş yıllarda taban fiyat olarak kabul edilir, çiftçiler ürününü tüccar ve sanayicilere en kötü TMO alım fiyatıyla satardı. Piyasa fiyatlarının düşük, tüccar ve sanayicilerin olmadığı yerlerde de çiftçiler ürününü TMO’ya satar ve mağdur olmazlardı. Yani TMO alım fiyatları piyasada en düşük fiyat kabul edilir ve piyasa buna göre işlerdi.
Sonraki yıllarda taban fiyatı yerine müdahale alım fiyatı denilmeye başlandı. Yani piyasa fiyatları TMO’nun belirlediği hedef fiyatın altında oluşur ise piyasaya müdahale amaçlı alım fiyatları açıklanmaya, piyasa fiyatları hedef fiyatın üzerinde ise fiyat açıklanmamaya başlandı. Nitekim geçmişte piyasa fiyatlarının hedef fiyat üzerinde seyretmesi nedeniyle buğday, arpa ve mısırda müdahale fiyatı açıklanmadığı yıllar oldu. Bu yöntemde piyasanın işlemesine yönelik politikalar oluşturulur, TMO daha çok fiziki alım ile değil, politikalarla piyasayı düzenlemeye çalışırdı.
Bana göre son yıllara bir terim daha ortaya çıktı. TMO fiyatlarının piyasada en üst fiyat kabul edildiği, ürününü iyi fiyata satmak isteyen çiftçilerin TMO’ya sattığı Tavan Fiyat uygulaması. Bu benim görüşüm ve iddiam. Peki, 2026 yılı TMO alım fiyatları taban fiyat mı, müdahale fiyatı mı ya da tavan fiyat olarak mı işleyecek? Bakalım.
Bana göre müdahale fiyatı değil, çünkü daha hasat yoğunlaşmadan, piyasa fiyatları netleşmeden TMO alım fiyatlarını açıkladı. Biraz daha bekleseydi piyasada oluşan fiyata göre farklı fiyat açıklaması gerekebilirdi. Ama piyasa fiyatları oturmadan fiyat açıklanarak TMO doğrudan piyasayı belirlemeye çalıştı. Yani henüz müdahale edilmesi gereken bir ortam yokken fiyatlar açıklandı.
O zaman geriye taban fiyatı mı, tavan fiyat mı sorusu kalıyor.
Taban fiyat olması için çiftçilerin 2nci sınıf buğdayını TMO’ca açıklanan ton başına 16.500 TL’nin üzerinde piyasaya satması, piyasa almazsa açıklanan fiyatla TMO’ya satması gerekiyor. Peki piyasa yani tüccar, sanayici TMO fiyatı üzerinde fiyatla ürün alır mı? HUBUDER tarafından 5 Haziran’da düzenlenen kongrede konunun uzmanlarınca yapılan açıklamalara göre; 2026 yılı hasatı 20 gün ötelendi ve hasat periyodu daraldı, üretim yüksek, 23 milyon hatta 24 milyon tonlar telaffuz edildi, kalite nispeten düşük, çiftçi borçlu ve ürünü bekletme gücü yok, meralarda ot miktarı fazla karma yem talebi düşük kalabilir, finansman maliyetleri yüksek ve erişim zor, ton başına aylık stoklama ve finansman maliyeti 750 TL civarı, TMO alım ve satış fiyatı arasındaki marj düşük, sanayici 2-3 aya gibi kısa vadeli stoklu çalışacak, tüccarların kar beklentisi düşük, TMO ürün bedeli ödemesi 45 gün, arz dönemi kısa ve yoğun iken talepte daralma olacak şeklinde görüşler ifade edildi ve bana göre doğru.
Bu şartlar altında arzı öteleyici ve talebi artırıcı politikalar üretilebilecek mi? TMO’nun alım ve satış fiyatlarını birlikte açıklaması piyasanın işlemesi için yeterli olacak mı? Geçmiş yıllarda uygulanan sabit fiyatlı hububat satış politikasının oluşturduğu beklenti varken sanayici ürün alacak mı? Yüksek maliyetli finansman ve erişim zorluğunda tüccarlar, stoklama ve finansman maliyetlerine katlanarak TMO’nun alım satım arasındaki düşük marja rağmen ürün alırlar mı? Bu sorulara olumlu cevap verilemediği sürece tüccar ve sanayicilerin açıklanan fiyatların üzerine çıkarak ürün alması zor gözüküyor.
Peki yukarıda belirttiğim piyasa şartları yanında, TMO’nun randevulu sisteme göre alım yaptığı, ürün bedelini 45 günde ödediği, ÇKS’ye kayıtlı olmayan çiftçilerden ürün alınmadığı bir ortamda TMO, 23 milyon ton buğday ve 8 milyon ton arpayı alabilecek mi?
Bu; ne zaman, ne finansman ne de depolama şartları açısından mümkün değil ve bence gerekli de değil?
Ne olacak o zaman? Sektör, çok zaruri ihtiyaç duyduğu sınıf ve miktar dışındaki ürünü TMO tarafından 2 nci sınıf için ton başına 16.500 TL, 3ncü sınıf için 15.750 TL olarak açıklanan alım fiyatlarının altında almaya çalışacak gibi gözüküyor. Çiftçiler satar mı? Zaman gösterecek.
Bu durumda tekrar soralım, TMO alım fiyatları taban mı, tavan fiyat mı olacak. Bu arada TMO tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları bence Türkiye ve Dünya şartlarında uygun fiyatlar. Ama tavan değil, taban fiyat olarak işlemesi koşuluyla. İnşallah açıklanan fiyatlar taban fiyat olarak işler ve çiftçi beklentisi gerçekleşir. Ama tavan fiyat olarak işlerse çiftçimize yazık olur.
Bu sorunun cevabını büyük emek sarfederek üreten çiftçilerimiz hasat sonunda daha net olarak verecektir.
Kalın sağlıcakla.
08.06.2026/Ankara
Hikmet ÖZKAN
hikmet@tokay.com.tr
