TMO’da geçen 25 yıl hizmetim ve 13 yıllık özel sektör hayatımda ana şiarım dost kazanmak oldu. Bundan sonra da dostlarımı korumaya ve yeni dostlar kazanmaya çalışacağım.
Kamu hizmeti, farklı derneklerde aktif görevler, özel sektör hayatı bana çok tecrübe kattı. Kurumları, sektörü, insanları çok iyi tanıdım. Bundan sonra sektörde faaliyetlerime devam ederken aynı zamanda tokay.com.tr web sayfasındaki köşemden tarım, özellikle lisanslı depoculuk konusunda kişisel görüşlerimi ve saha gözlemlerimi yansıtan yazılarımla sektöre katkı sağlamaya çalışacağım. Yazı linkimi sosyal medyam aracılığıyla da sizlerle paylaşacağım.
Kurum ve kişilere hakaret, saldırı içermemesi yanında temeli olan iddialara dayanması koşuluyla; çiftçilerin, yatırımcıların, tüketicilerin, öneri ve yapıcı eleştirini gündeme getirmeye ve sektörün sesi olmaya çalışacağım. Yeter ki bana ulaşın…
İlk yazıma tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarak başlamak istiyorum. Bir köylü çocuğuyum, yeşili ve ormanı çok seviyorum. Orman yangınlarının engellenmesi, devam edenlerin söndürülmesi, yeniden yeşillendirilmesi için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız…
5300 Sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu 2005 yılında yayınlandığında TMO personeli idim. Görev yaptığım dairenin kapsamı nedeniyle Kanun çalışmalarına katkılarım oldu. Sonrasında kaderin cilvesi mi bilmiyorum ama, Türkiye’nin Kamu ve özel sektöre ait ilk lisanslı depolarında yönetici olmak, lisanslı depoculuk alanında ilk danışmanlık şirketini kurmak, lisanslı depoculuk sektöründeki ilk derneğin kurucu yönetim kurulu üyesi olmak, genel sekreterliğini yapmak nasip oldu. Ülkemiz açısından çok önemsediğim bu sektörde ilkler arasında yer aldığım ve hizmet ettiğim için gurur duyuyorum.
Ticaret Bakanlığınca, üzerinde iyi çalışılmış, kapsamlı bir Kanun ve ikincil mevzuatı 2005 yılında yayınlandı. Buna rağmen lisanslı depoculuk alanında özel sektörün yatırım yapmaması nedeniyle, doğru bir kararla örnek olması açısından TMO-TOBB Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş kuruldu. Benim de yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev aldığım bu şirket, 2011 yılında 40.000 ton kapasite ile Türkiye’nin ilk lisansı deposu olarak Ankara İli Polatlı İlçesinde faaliyete geçti.
Akabinde 2012 yılında Türkiye’de ikinci, ancak özel sektör yatırımıyla yapılan ilk lisanslı deposu olan ve benim de yönetici olarak görev aldığım Tiryaki Agro Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş faaliyete geçti. Söz konusu şirketler lisanslama ve işletme sürecinde sektöre örnek oldular.
Bu iki şirket ve sonrasında kurulan birkaç şirket örneğinden yatırımcı sayısının artırılması ve lisanslı depoya ürün teslim edecek mudilerin teşvik edilmesi için yapılması gereken hususlar Kamu tarafından değerlendirildi. Hepimizin bildiği, ileriki zamanlarda detaylı olarak yazacağım faiz indirimli yatırım kredisi, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki teşvikler, depo kira, analiz, nakliye desteği, vergi muafiyetleri gibi teşvikler süreci hızlandırdı.
Verilen destek ve teşvikler yanında TMO’nun, 16 Haziran 2012 tarih, 2835 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile lisanslı depolar üzerinden alım yapabilmesine yönelik yetkilendirilmesi lisanslı depoculuk sisteminin önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Ancak bu Karar kapsamında TMO, kendi ortağı olduğu TMO-TOBB Lidaş üzerinden alım yaparken özel sektör tarafından kurulan lisanslı depolar üzerinden ürün alımına geçişi kolay olmadı. Aynı şekilde Bankaların lisanslı depolara teslim edilen ürün karşılığı düzenlenen ELÜS karşılığı kredi vermeleri de zaman aldı. Gelinen noktada; sistemin güvenceleri ve ilgililerce iyi tanıtılması sayesinde TMO, protokol düzenlendiği lisanslı depolar üzerinden alım yapmaya ve neredeyse tüm bankalar ELÜS karşılığı kredi kullandırmaya başladı.
Bugüne kadarki süreçte lisanslı depoculukla ilgili Yönetmelik ve Tebliğlerin çıkarılması, güncellenmesi, ürün standartlarının ve tarifelerin oluşturulması gibi konularda Ticaret Bakanlığı çok önemli çalışmalar yaptı. Özellikle depo kira ücretlerinin her yıl Ocak ayında enflasyon oranında güncellenmesi konusundaki 28.06.2022 tarihli Yönetmelik değişikliği yerinde bir düzenleme oldu. Lisanslı depoculukla ilgili tüm bilgi ve belgelere https://ticaret.gov.tr/ic-ticaret/lisansli-depoculuk linkinden ulaşabilirsiniz.
Diğer taraftan Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı; yatırımcılara, lisanslı depolara ürün teslim eden ve ticaretini yapan mudilere sağladıkları teşvik, faiz indirimi, vergi istisnası ve desteklerle sistemin gelişmesini çok önemli katkı sağladılar.
Bunun yanında hububat sektörüyle ilgili tüm toplantılarda kuruluşu talep edilen Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) 08.06.2018 tarihinde kurularak faaliyete geçti. Böylece lisanslı depolara teslim edilen ürün karşılığı düzenlenen elektronik ürün senetleri (ELÜS) elektronik ortamda alınıp satılmaya başlandı ki, bu tahıl piyasaları ve lisanslı depoculuk sisteminin gelişimi açısından çok önemli bir dönüm noktası oldu.
Bence lisanslı depoların kurulması yanında işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri çok önemli. Bunun için de işletmelerin gelir-gider dengesinin ve finansman yapısının düzgün olması gerekiyor. Hele de ticari faaliyeti olmaksızın sadece depolama amacı olan TMO-TOBB ve Ticaret Borsalarınca kurulan lisanslı depolar ile çoğunlukla TMO ürünü depolayan lisanslı depolar için bu husus çok daha önem kazanıyor.
Lisansı Depo Şirketleri Derneği (LİDAŞDER) bu durumu göz önünde bulundurarak lisanslı depoların depo kira ücretlerini aylık olarak alabilmesi ve kira ücretlerinin güncellendiği tarih itibariyle depodaki tüm ürün için geçerli olması gerektiğini birçok kez yazılı ve şifahi olarak Ticaret Bakanlığına iletti. Nihai noktada LİDAŞDER Yönetim Kurulu’nun Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT’a konuyu arz etmesi, Sayın Bakanımızın uygun görmesi ve ilgili Kurumların da olumlu görüşleriyle 08.02.2024 tarihli Yönetmelik değişikliği ile TMO, lisanslı depolardaki ürünü için aylık ödeme yapmaya başladı.
Bu düzenleme, lisanslı depo işletmeleri için çok önemli ve tarihi öneme sahiptir. İddia ediyorum ki, bu düzenleme yapılmasaydı bugün bir çok işletme finansal sorun nedeniyle faaliyetlerini durdurma noktasına gelecekti. Düzenleme için başta Sayın Ticaret Bakanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler.
Bunların yanında Ticaret Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı, Tarım ve Orman Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı ile Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi kararlarında lisanslı depoculuğun önemi ve yaygınlaştırılması hususları yer almıştır.
Gelinen noktada yapılan önemli düzenlemeler, Devletçe sağlanan destekler, teşvikler ve vergi istisnaları sayesinde Ticaret Bakanlığı verilerine göre 13.08.2025 tarihi itibariyle kuruluş izni verilen lisanslı depo kapasitesi 28.594.291 Ton, lisans alarak faaliyete geçen ise 13.782.742 tona ulaştı.
Türkiye genelinde 57 il ve 349 noktada 257 adet lisanslı depo işletmesi faaliyet göstermektedir. Kapasite yönüyle 2.422.100 ton ile Konya ilk sırada, 970.200 ton ile Diyarbakır ikinci, 970.030 ton ile Adana üçüncü sırada yer almaktadır.
Bu yıl Ülkemizde yaşanan kuraklığa bağlı olarak lisanslı depoların gerekli doluluğa ulaşamamaları, işletme giderlerindeki artış ve finansman maliyetleri önümüzdeki süreçte lisanslı depoculuk yatırımlarını yavaşlatacak gibi gözüküyor.
Önümüzdeki günlerde yayınlanması beklenen yönetmelik değişikliği lisanslı depoculukta çok önemli dönüm noktalarından biri olacak gibi gözüküyor. İnşallah sektöre olumlu katkısı olur. Biz de zaman içerisinde sahadaki etkilerini değerlendireceğiz ve gördüğümüzü yazacağız tabi.
Bundan sonraki yazılarımda; Çiftçilerin ve sektörün lisanslı depoculuktan beklentileri? Lisanslı depocuların sahibi kim? Mevcut fire tarifesi sektörü nasıl etkiliyor? Lisans incelemeleri ve denetimleri konusunda lisanslı depocular ne düşünüyor? Lisanslı depoculuk yatırımı yapılır mı? Türkiye ve Dünya’da lisanslı depoculuk? TMO ve lisanslı depoculuk, gibi spesifik konular yanında Türkiye tahıl üretimi, tahıl piyasaları, iklim değişikliği, su, çevre… gibi konularda da saha gözlemlerimi ve kişisel görüşlerimi paylaşacağım.
Derdim Ülkemiz gıda güvenliği ve güvenilirliği açısından çok önemli olan lisanslı depoculuk sistemini geliştirmek, stratejik öneme haiz hububat üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak, suyumuza ve çevremize sahip çıkmak, korumak…
Duyan olur mu? Sanmıyorum.
Ama ömrünün yarısından fazlasını bu sektöre vermiş biri olarak tarihe not düşmeyi görev addediyorum.
Görüşmek dileğiyle…
14.08.2025, Ankara
Hikmet ÖZKAN
hikmet@tokay.com.tr
